Yatırımcımız yok. Her şey öz sermaye ile ilerliyor. Bu da herhangi birine bağımız olmadığını gösterir. Kararlarımızı sadece kendimiz veririz. Diğer şirketlerin yapmak istemeyeceği şeyleri yapabiliriz. Sıra dışı şeyler yapabiliriz veya oldukça nadir konularda çalışmalar yapabiliriz.
Teraryum, kendi kendine yetebilen ekosistemlere verilen addır. Kendine yetebilen ürünler inşa etmek önceliğimizdir. Mümkün olduğunca dışa bağımlı olmamaya çalışırız. Bazı ürünlerde API dahi kullanmayız. Üçüncü taraf ürünler kullanmamayı tercih ederiz.
Yola girmeden yol hakkında bilgi edinemezsin. Haritadaki kısa mesafeler gerçekte dik yamaçlı olabilir. Sırf haritaya bakarak ilerlemek yerine, "haritadan yararlanarak" ilerlemek önemlidir.
Sadece belirli bir programlama dilini savunup diğerlerini kötülemeyiz. Ve diğer şeylerde de. Bunu çocukça buluyoruz. Olgunca düşüncenin projenin ihtiyaçlarına göre geliştirme ortamı yaratmak olduğunu savunuyoruz. Gerektiğinde teknoloji veya yöntem değiştirebiliriz. Bu sayede durumlara hızlı adapte olabiliriz.
Bir insan ortalama 150 kişiyi tanır. Daha fazla kişide süreçler hantallaşır. 150 kişi bile olsa çekirdek kadronun yapabileceği çevikliğe ulaşması zordur.
Sloganımız "Sıkı çalış. Yaşa. Tarih yaz."dır. Ortadaki yaşama kelimesi oldukça önemlidir. Eninde sonunda hepimiz insanız ve iyi bir hayat yaşamayı hak ediyoruz. Tatmin edici bir hayat. Ürünlerimizde de bu mottoyu uygulamaya çalışırız.
Bazen farkındalıkla, durup geri çekilir, büyük resimden bakarız. Hedeflenen yolda mıyız yoksa sapmalar mı var?
Disiplin güzeldir. Ama sert disiplin hiç güzel değildir. Ne kadar sert olursanız kırılganlık oranı artar. Sert olan şey sertliğini devam ettirirken çevresi ise kırılganlaşabilir.
"Dans etmek istediğin zaman yazmazsın." Eğer bir şey o dönem olmuyorsa bu hiçbir zaman olmayacağı anlamına gelmez. Otomobil olmadan petrol sadece gazyağıdır. Petrolün kat kat değer kazanması sadece otomobil olduktan sonra mümkün olmuştur. Kimisi buna tembellik der. Biz ise yaratıcı erteleme deriz. Stanley Kubrick'in "Napolyon" filmini çekmek için teknolojinin gelişmesini beklemesi gibi.
Bazen sıra dışı fikirler hiç beklemediğiniz anlarda gelir. Tuvalette olduğu gibi. Ama bunu bilip tuvaletler yapıp beraber tuvalet keyfi yaparken fikir üretmeyiz. Bu oldukça tuhaf olurdu. İnsanların birbirleriyle aynı havayı solumaları, dirseklerinin birbirine değmesini değerli buluruz. Ama sürekli değil. Sürekli olması odayı zaman içinde karbondioksitle doldurur.
Hayat, siyah ve beyaz kadar net değildir. Grinin farklı tonlarıdır.
Einstein'ın özel göreliliği der ki: zaman mutlak değildir. Gözlemcinin hareket ve hızına bağlıdır. Kimisine 15 dakika çok az, kimisine 15 dakika çok fazladır. Bazen yaratıcılık 15 dakikada çıkmaz ama bazen de 15 dakika gibi hissettirir.
Bir yemeğin içindeki malzemeleri sayabilmeniz için güçlü bir damak zevkiniz olması gerekir. Ve zevkler sadece farklı zevkleri tükettikçe güçlenir. Disiplinlerarası merak, insanlığın ilerlemesi için oldukça önemlidir. Gen havuzunun yüksek olması, daha güçlü yarınlar yaratır.
Bir şey, sizin ve bizim o an müsait olmamızla çözülebiliyorsa... Bu en son seçenek olmalıdır. Çoğunlukla asenkron iletişim daha iyidir. Çünkü her müsaitlik canlının yaşamından ömür alma ile ilişkilidir.
Yaşamını bile sekteye uğratacak şeylerle uğraşıyor olmak başarı olarak görülmemelidir. Çok çalışmalısın. Haftalarca, aylarca aralıksız çalışırsan başarıyı yakalarsın düşüncesi gerçek değildir. Boyu 1,50 m olan biri çok çalışsa bile NBA takımında aktif oyuncu olma oranı epey azdır.
Yağ gibi akan mekaniklere sahip girişimlerin kolay görünecek kadar basitleştirilmesi için yoğun emek gerekir. Sadece gözlerinizle düşünerek bunun kolayca yapıldığına kanmayın. Emek soyut bir kelimedir. Göremiyor olmanız onun gerçek dışı olduğu anlamına gelmez. "Günümüz şartlarında çalışan bir fisyon santralinin projesini kâğıt üstünde çizebilirsiniz ama çalışan bir füzyon santralini çizemezsiniz."
Ne kadar başarılı bir manav olursa olsun. Bir manav kuyumculuk hakkında kuyumcudan daha az şey bilir. Kuyum hakkında bilgi alacaksanız manavla değil kuyumcuyla görüşün. Çünkü herkes geminin dümenini tutup sağa sola çevirerek sürebilir. Ama herkes yıldızlara bakarak seyir rotası çıkaramaz. Bunu sadece kaptan yapabilir.
Nadiren bazı sorunlarda, "kökü", en baştan alırken; çoğunlukla sorunları en baştan ele almaya gerek yoktur. Çözüm varsa, kullanılır.
Momentum, temel olarak bir cismin sahip olduğu "hareket miktarı"dır. Kırmızı ışıkta beklerken arabayı kapatırsan ve yeşilde tekrar çalıştırırsan tasarruf etmezsin. Kırmızı ışığı görünce motoru kapatmadan yavaşlayıp yeşil olduğunda geçersen tasarruf edersin. Çünkü ilk hesapta momentumu hesaba katmamışsın demektir.
Siyasi görüşlerinize saygı duyuyoruz. Ancak "GirişimKur" olarak siyasete karışmayız. İşimiz bu konunun dışındadır.
Müşteri her zaman haklı değildir.
Hayır, hayır demektir. Evet, evet demektir.
Pazularınızı şişirmek için düzenli egzersiz yaparsınız. Yaratıcı düşünmek için de düzenli egzersiz yapmalısınız.
Uzlaşmaya açığız. Köleliğe açık değiliz. Uzlaşma çerçevesi adı altında köleliğe kapalıyız.
Gökkuşağı, güneş ışınlarının damlacıkların içinden geçmesiyle oluşur. Yağmur ve fırtına, kötüye alamet olmayabilir. Yani her kötü şey aslında iyi bir şey olabilir.
Her geçen gün globalleşen ürünler yapma tutkumuz artıyor.
FOMO (Fear of Missing Out / Gelişmeleri kaçırma korkusu) yerine JOMO'yu (Joy of Missing Out / Bir şeyleri kaçırmaktan duyulan mutluluk) tercih ederiz.
Ege ağzındaki "tamam" ile İç Anadolu ağzındaki "tamam" aynı anlama gelmeyebilir. Bu yüzden birkaç defa farklı şekillerde teyit etmemiz elzemdir.
Uyulmaması değil. Uyulamaması. İkisi farklı şeydir. Yaşamda çok fazla entropi vardır. Her plan tamamen gerçekleşemez. Plansızlık kötüdür ama sadece plana bağlı kalmak da kötüdür. Çünkü istesen de istemesen de plana bağlı kalamazsın. Doğa böyle çalışmaz.
Aile fertleri hata yapsa da hatalarını görmezden gelebilir. Hiç efor sarf etmese bile ona destekte bulunabilir.
Hisler duygusaldır, değişkendir. Sezgiler tecrübenin kelimelere dökülmemesidir.
Yaratıcı düşünmek için yürürken, bir İşKur binasının önünden geçmek suretiyle "İşKur, iş kurmakla ilgilidir. GirişimKur ise girişim kurmakla ilgili olabilir." düşüncesiyle çıktı. Girişim kurma amacıyla oluşmuş bir yer. Edison ve Bell laboratuvarlarının teknoloji icat etme amacıyla kurulması gibi.
Canlı ve aktif şekilde milyonlarca kullanıcıya hizmet eden ürün portföyümüz. Her ürün, kendi alanında çözüm sunar ve sürekli gelişim halindedir.
Henüz geliştirme aşamasında olan ürün adaylarımızın izlendiği alan. Bu projeler, pazar potansiyeli ve kullanıcı geri bildirimlerine göre değerlendiriliyor.
Geleceğin teknolojilerinin araştırıldığı ve geliştirildiği gizli projeler alanımız. Bazen küçük spoilerlar paylaşabiliriz, bazen de sürpriz kalmasına izin veririz.
GirişimKur, teknoloji odaklı girişimleri hayata geçiren bir startup stüdyosudur. Milyonlarca kullanıcıya ulaşabilecek potansiyelde ürün ve hizmetler geliştirmeyi amaçlıyoruz.
Sıkı çalış. Yaşa. Tarih yaz.Misyon
İnsanların yaşamını kolaylaştıran, iş süreçlerini optimize eden teknolojik çözümler inşa etmek.
VizyonKüresel ölçekte tanınan, teknoloji dünyasında öncü bir startup stüdyosu olmak.
Girişimcilik projeleri, iş birlikleri veya sorularınız için her zaman ulaşabilirsiniz.
Sorular, öneriler ve genel bilgi talepleri.
Startup projeleriniz, yatırım fırsatları ve ortaklık teklifleri.
Röportaj talepleri, basın açıklamaları ve podcast davetleri.
Sözleşmeler, telif hakları ve yasal konular.
Girişimlerimizden haberdar olmak, yeni projelerimizi takip etmek için bültenimize katılın. Sadece değerli içerik, spam yok.